MARATON KOŞARAK NEFES ALAN ADAM STEVE EDWARDS

Bir multi maratoncu olan 52 yaşındaki Steve Edwards, maraton koşarak nefes alabilen bir adam. Bu güne kadar 700’den fazla maraton koştu, son 100 maratonunu sadece 106 haftaya sığdırdı. İşin istatiğe vurulmuş hali çok daha dudak uçuklatıcı. Verilere göre Steve, son 27 yılda ortalama her iki haftada bir maraton koşuyor.
Bournemouth Maratonu, Steve’in 700’üncü maratonuydu. Yarışı tamamlamanın onun için bambaşka bir anlamı vardı. Çünkü bitiş çizgisini geçtiğinde, aynı zamanda 3 saat 30 dakikanın altında derecelerle 600 maraton koşan dünyadaki ilk atlet ve 3 saat 15 dakikanın altındaki sonuçlarla 300 yarış tamamlayan ilk İngiliz atlet olmuştu. Daha genel bakıldığında ortaya çıkan çarpıcı gerçek ise Steve’in son 100 maratonunu sadece 106 haftaya sığdırması, istatistiğe vurulduğunda ise son 27 yılda ortalama her iki haftada bir maraton koşuyor olması. Henüz okul çağında cross country koşularına katılan ve ilk maratonunu bir iddiaya girerek koşan biri için hiç de fena değil, öyle değil mi?

Damian Hall: Çok fazla maraton koşuyorsunuz. Peki ama neden?

Steve Edwards: Aslında pek çok sebebi var. Öncelikle koşmaktan çok keyif alıyorum. Koşu beni inanılmaz derecede fit kılıp, hem fiziksel hem de mental olarak harika hissettiriyor. Fakat bu aynı zamanda bir hayat tarzı. İşin sosyal tarafı da çok baskın; bu sayede çok fazla arkadaşım oldu. Aynı şekilde, koşmasaydım normalde kalkıp gitmeyeceğim bir sürü harika yer gördüm. Diğer taraftan dernekler için tam 25 bin sterlin topladım. Kendilerine, sınırlarını zorlayıcı bir şeyler yapmaları için ilham verdiğimi söyleyen kaç kişinin bana mesaj attığını tahmin bile edemezsiniz. Sağlıklı ve fit kaldığım sürece yaptığım spor üzerinden daima sınırlarımı zorlamaya devam edeceğim. Bu benim doğam! Benim başardığım bir şeyi henüz bir başkasının yapamamış olması bile oldukça fantastik bir düşünce bence. Hatta bu başarının asla taklit edilemeyecek olması çok daha fantastik. Vücut inanılmaz bir makine. İnsan beyninin kapasitesinden çok daha azının kullanıldığı söylenir; bu o kadar gerçek ki… Aklımdan çıkarmadığım en önemli gerçek şu ki; insan kendini, sınırlarını zorlamadığı müddetçe, erişebileceği en yüksek kapasitenin neresi olduğunu görme fırsatına hiçbir zaman erişemeyecek.
DH: Maraton koşularınız nasıl başladı?

SE: İlk maratonumu 1981 yılının Ekim ayında, o zaman yaşadığım yer olan Coventry’de koştum. Bir yerlerde maratonun posterlerine rastladım ve neden olmasın diye sordum kendime ve arkadaşlarımla bu maratonu tamamlamak üzerine iddiaya girdim. 18 yaşımdaydım ve ilk yol yarışımdı. Okulda 400 metre koşuyordum, nadiren de 800 metre. Bu mesafelerden daha uzun olanlarından ya da kır koşularından nefret ediyordum ve bu şekilde koşmamak için başka her şeyi yapabilirdim. Fakat maratonu 3 saat 38 dakikada bitirdikten sonra kazandığım özgüvenle dünyayı fethedebileceğimi düşündüm. Ertesi gün ise arka bahçemizin merdivenlerinden aşağı sürüklendim. Sadece ayaklarımın üzerinde durmam için bir hafta gerekti ve bir daha asla koşmayacağıma dair yemin etmiştim.
DH: Maratonların sizi en cezbeden yanı ne?

SE: Ayağımdaki acı tamamen geçtikten sonra ilginç bir şekilde farkettim ki yeniden fit olarak hissetmek ve nefes nefese kalmadan koşmak gerçekten harika bir his. Farklı farklı mesafeler denedim; 5 mil, 10 mil… Ancak yarı maratonlar, maraton kadar kuvvetli bir etki yaratmadı bende. Aynı zamanda dayanıklılık anlamında da daha donanımlı görünüyordum ve maraton mesafesinde çok daha güzel bir başarı yakalamıştım. Bir koç benim doğru antrenmanla 2 saat 30 dakikada bir maratonu bitirebileceğimi düşünüyordu. Bu, koşu geçmişime baktığımda olağanüstü bir zamandı, ancak asla, büyük bir şehir maratonu kazanmaya yetecek kadar değildi. Ben de ondan sonra sıra dışı bir maraton koşucusu olmaya karar verdim ve kendime hedef zamanlamalar oluşturdum. Uzun bir zaman periyodu boyunca sürekli iyi zamanlamalarla koşmak tamamen farklı bir disiplin.Çünkü yıllar boyunca aynı istikrarı korumak başarılı olmanın da en önemli parçasını oluşturuyor. 1000 maraton nihai hedefim oldu; ancak hepsini sadece hedeflediğim zamanlamalarla bitirmek kaydıyla.
DH: Kendinizi bir koşu bağımlısı olarak tanımlayabilir misiniz?

SE: Kesinlikle! Ama iyi anlamda diyelim. Bazı insanlar bu kelimeyi takıntı anlamında kullanıyorlar; fakat bu, tembellerin “adanmışlığı” tanımlamak için kullandıkları bir kelime bence. Pek çok atlet koşmak için yüzde yüz bir odaklanma ve kararlılığın gerekli olduğunu söyler, bu neredeyse hedefe ulaşmak için olabildiğince bencil olmaya kadar gider.

STEVE’İN MARATON REKORLARI
Bazı rekorlar sonrasında egale edilmiş olsa da genel özet şöyle:
100 maraton koşan en genç sporcu
200 maraton koşan en genç sporcu
Ortalama 3:14 skor ile bir yılda en çok resmi maraton koşan sporcu
Birbirini izleyen 10 gün i çinde 10 maratonu en hızlı koşan sporcu
Ortalama süresi 3:13:16 olan, 3:30’un altında 500 resmi maraton koşmuş olan dünyadaki ilk ve tek sporcu
3:30’un altında 600 maraton koşmuş sporcu 3:14’ün altında 300 maraton koşmuş sporcu
Yaşamı boyunca toplam 701 maraton koşusu
Son 27 yılda ortalama iki haftada bir maraton

Röportajın tamamını Outdoor Fitness Türkiye Şubat sayısından okuyabilirsiniz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*