SPORCU BESLENMESİNDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Outdoor serkan y. (2592 x 3872)Fitness Türkiye yazarlarından Serkan Yimsel, derginin Şubat sayısı için Sporcu Beslenmesinde Doğru Bilinen Yanlışlar konulu kapsamlı bir yazı ele aldı. Bu sayıda ilk 10 yanlışı sıralayıp bir kısmını ayrıntılandıran Yimsel’in sporcu takviyelerine ilişkin yanlış bilinenlere yönelik açıklamaları aşağıda yer alıyor.

Serkan Yimsel Kimdir?

1975 yılında Ankara’da doğdu. Deniz kuvvetlerinde beden eğitimi öğretmeni olan bir babanın oğlu olarak fitness onun için tam bir ata sporu. Sırasıyla atletizm, sutopu ve Amerikan futbolu sporları ile ilgilendi. İTÜ’de mühendislik okurken etütler yerine spor salonlarından çıkmadığını fark eden arkadaş ve spor hocalarının tavsiyesi üzerine 2001 yılında Kaliforniya’ya gitti. İki senelik öğrenci vizesi ile gittiği Amerika’da 11 sene yaşadı. Bu süre içerisinde ilgi duyduğu fitness alanında çeşitli uluslararası sertifikalar ve kurslar aldı. Özellikle postür analizleri ve düzeltici egzersizler üzerine ihtisas yaptı. Bu süre zarfında bir yandan spor alanında çalışarak tecrübe kazandı. Spectrum Club ve Sony Pictures gibi Los Angeles’ın en tanınmış kulüplerinde özel dersler verdi. 2010 yılında Türkiye’ye geri döndü. Beslenme ve kilo verme üzerine bazı hurafeleri çürüten iki adet araştırma kitabı yazdı. Eğitim dönemlerinde fitness ve vücut geliştirme federasyonunun açtığı kurslarda yeni yetişen fitness hocalarına dersler veriyor.

EN BÜYÜK 10 SPORCU BESLENMESİ YANLIŞI
1. Sporcu takviyeleri vazgeçilmezdir!

2. Aç karnına spor yapılmamalıdır!

3. Yarıştan önce karbonhidrat yüklemesi yapılmalıdır!

4. Antrenmandan sonraki bir saat içinde gıda alınmaz ise gelişme fırsatı kaybedilir!

5. Protein tozları kas geliştirir!

6. Sporcu kalp sağlığı için hayvansal yağları azaltmalıdır!

7. Sağlam kemikler için sporcular süt ve süt ürünleri ile beslenmelidir!

8. Kas krampları elektrolit ve su kaybından olur!

9. Yapay tatlandırıcı, şekere iyi bir alternatiftir!

10. Dünyanın farklı yerlerinden başarılı sporcuların beslenmeleri örnek alınarak benzer başarılar yakalanabilir!

Bunların ilk önce birincisini açıklayalım:

1. SPORCU TAKVİYELERİ VAZGEÇİLMEZDİR!
Eğer yakın zamanda iyi bir yatırım yapmayı düşünüyorsanız, paranızı takviye gıda, yani supplement endüstrisine yatırmalısınız. Sporcu takviyeleri ve diğer benzeri destek ürünlerin 2012’deki verilere göre dünya genelinde 32 milyar dolar civarı bir cirosu bulunuyor. Bu rakamın 2021’de iki katına çıkarak 60 milyar doların üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla bu sektörde sağlıktan çok ticaretin hız kazandığını görmemek mümkün değil. Sporcu takviyelerinin şart olup olmadığı hususuna geçmeden önce, bazı gerçeklerden bahsetmemiz gerekiyor. Bu ürünlerin denetimi, Food & Drug Administration (FDA) ya da Türkçe adıyla Amerikan İlaç ve Gıda İdaresi olarak bilinen bir kurumun elinden yürütülmektedir. Ancak FDA, yeni bir ilacın onayını verirken gösterdiği hassasiyetin çok daha azını yeni bir takviyeyi onaylarken kullanır. Öyle ki ortalama bir ilaç için eldeki tüm bilimsel araştırmaları inceleyen, en az bir yıl ilacı bekleten ve sonrasında ise ancak ve ancak bir doktorun reçeteye yazması ile satılabilme şartları koşan FDA, konu bir takviye gıda olunca sadece şu iki kısıtlamayı koyar:

1.Bu madde filanca hastalığa iyi geldiğini söyleyemez

2.Bu madde herhangi bir gıda yerine geçemez İş böyle olunca, şu an dolabınızda ya da çantanızda tuttuğunuz o popüler sportif gıdanın gerçekten etkili olduğu hususunda tek bir bilimsel araştırma dahi olmayabilir.

Üstüne üstlük üretici firma güvenlik konusunda da araştırma yapmak zorunda olmadığından, piyasadaki ürünler aslında birer saatli bombadır. FDA yeterince insan zararlı etki görmeden (ciddi hastalıklar ya da ölüm) o ürünü piyasadan çekmez. Bu duruma bir de sözü geçen ürünleri tavsiye edecek kişilerin hiçbir uzmanlığı olmasına gerek olmadığı gerçeğini ekleyecek olursak (merdiven altı vücut geliştirme salonundaki ilkokul mezunu hoca, ya da alışveriş merkezindeki sporcu gıdaları mağazasının tezgâhtarları gibi); sağlığımız ile nasıl kumar oynandığını düşünmemek elde değil. Gelelim bu ürünlerin gerekliliği konusuna.

Spor ve performans konusunda “İlk 20 Dakika” adlı kitabında ilginç araştırmaları paylaşan Gretchen Reynolds, sporcu takviyeleri konusunda geleneksel düşünceleri sarsmıştır. Örneğin sporcularda artan serbest radikal birikiminin önüne geçmek için antioksidan olarak C ve E gibi bazı vitaminlerin kullanımı yaygındır. Ancak yeni araştırmalar, serbest radikal oluşumunun aslında vücutta bir dizi kimyasal reaksiyonları başlatarak kas gelişimine ve performansa katkıda bulunduğuna işaret etmektedir. Dolayısıyla bu tür vitaminlerin kullanımı egzersizin vücutta oluşturduğu bu faydaların kaybedilmesine, ya da eksik kalmasına neden olmaktadır.

Sportif takviyelere başka bir darbe ise Sporcu Beslenmesi Derneği Uluslararası Bülteni’nde yayımlanan bir araştırmadan geldi. Texas ve Kuzey Carolina Üniversiteleri’nin ortak yürüttüğü bu araştırmada spor öncesi içeceklerinde en sık göze çarpan Kreatin Monohidrat, Beta Alanine, T-Tarurine, L-Leucine ve Kafein gibi takviyelerin performans etkileri incelendi. İzlenen performans kriterleri arasında anaerobik güç, kas kuvveti, kas-yağ oranı ve sporcunun ruh hali gibi önemli kriterler vardı. 8 günlük bir antrenman programının sonunda bu kriterleri değerlendiren araştırmacılar, takviye kullanan gurup ile kullanmayan gurupların performansları arasında kayda değer hiçbir fark göremedi.

Genel olarak supplementlar konusu ile ilgili mizahi bir yaklaşım da şudur: “Takviye gıda”, adından da belli olacağı gibi ana beslenmeye ek, katkı, yardımcı anlamlarına gelir. Dünya genelindeki şişmanlık rakamlarına bakılacak olursa, neredeyse %50’lere varan aşırı şişmanlık oranlarıyla sorunumuz aslında “eksik beslenme” değil, “fazla beslenme”dir. Böyle bir durumda hele normal düzeyde aktif olan bireylerin, haftada iki üç kere spora gidiyor diye yediklerinin üzerine bir de ek gıda alması, şişmanlığı daha fazla arttırmaktan başka neye yarayabilir?

Yazı dizimin bu kısmını bitirirken, sizlerle 20 yılı aşkın fitness eğitmenliği tecrübeme dayanarak sportif takviyeler hususunda altın öğütler sıralayacağım:

1.Sporcu gıdaları ve takviyeler, genellikle fazla şişirilen ancak gerçekte beklenilenin altında sonuç veren vaatlerle tanıtılır.

2.Dünya genelinde birçok ünlü sporcu, tamamen normal beslenmesi ile başarıyı yakalayabilmekte, takviyeleri sadece son metrelerdeki ufak bir iteleme amaçlı tercih etmektedir. Bu itelemenin de büyük bir yüzdesi fizyolojik değil, psikolojiktir.

3.Sportif performans beslenmesi uzmanı Doktor John Berardi’nin de söylediği gibi başarının %96’sı kişinin temel beslenmesine, sadece %4’ü performans takviyelerine bağlıdır.

4.Eğer kişi günde ikişer saatten çift idman yapacak kadar ağır çalışmıyor, ya da yemeklerini hazırlayamayacak kadar hasta, sakat ya da yaşlı bir durumda bulunmuyor ise sportif destekler çoğunlukla bir işe yaramıyordur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*