THE NORTH FACE TÜRKİYE SATIŞ MÜDÜRÜ EMRE ÜMİTVAR: SPONSORLUKTAN ZİYADE KENDİ ETKİNLERİMİZLE VAR OLACAĞIZ

Outdoor Fitness Türkiye “Sektöre Yön Verenler” köşesinin ilk konuğu, The North Face Türkiye Satış Müdürü Emre Ümitvar. Doğa sporlarına yönelik artan ilginin outdoor markaların stratejilerine etkisini, satın almadaki tüketici tercihlerini ve outdoor sektörüne hâkim olan modayı, The North Face’in yeni dönem sponsorluk stratejilerini konuştuk.

Emre_Umitvar_2The North Face Türkiye olarak sektördeki pazar payınız nedir? Diğer ülkelere kıyasla bu pay Türkiye’de hangi seviyede kalıyor, neden?

Türkiye’de outdoor pazarı hızla büyüyen ve ciddi potansiyeli olan bir sektör. Avrupa’da ise çok daha büyük ve bize göre daha doymuş durumda. The North Face olarak geniş dağıtım ağımızla önemli bir pazar payına sahip olduğumuzu belirtebilirim fakat bu konuda Türkiye’de kesin bir ölçümleme yok.
Doğa sporlarına yönelik artan ilgiyi satış rakamlarınız üzerinden gözlemleyebiliyor musunuz? 2015 yılında gerçekleştirdiğiniz satışı kadın, erkek ve çocuk ürünleri dağılımı açısından nasıl değerlendirirsiniz?
Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi zenginlik doğa sporları için önemli bir avantaj sağlıyor. Son yıllarda doğa sporlarına yönelik artan ilgi satışlarımıza da net şekilde yansımış durumda. 2015 yılında hedeflediğimizin de üzerinde bir büyüme gerçekleştirdik ve son iki yıl içerisinde satış hacmimizi yaklaşık olarak iki katına çıkarmış olduk. Markamızın 2014 yılı global cirosu net 2.3 milyar dolar ve gelecek yıllar için belirlenen hedeflere emin adımlarla ilerliyoruz. The North Face Türkiye’nin büyüme hızının dünya ve Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu söyleyebilirim. 2015 yılında en büyük büyümeyi erkek ürünlerinde gerçekleştirdik. Kadın koleksiyonunun gelişimi ile beraber yakalanan ciddi büyümenin de artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Çocuk ürünleri 2015 yılında ürün gamımızın küçük bir kısmını oluşturuyor fakat potansiyel çok büyük ve bununla ilgili gerekli adımları atıyoruz. 2016 ile birlikte çocuk koleksiyonumuzu çok daha fazla noktada sunacağız.

2015 yılında en çok hangi ürünü sattınız? Bu ürünün öne çıkan özellikleri nelerdir?

Tek bir ürünü öne çıkarmak zor ancak birkaç ürün grubunda ciddi bir artış gözlemledik. Güçlü ısı performansı ve hafifliği ile Thermoball montlarımız, dikişsiz teknolojisi ile Fuseform grubu ve farklı araziler için tasarlanan Ultra Serisi ayakkabılarımız öne çıkan ürünlerimizden. Bir sonraki adımımız, sporcuların outdoor sporlar öncesinde yaptıkları hazırlık çalışmalarını da destekleyecek “Mountain Athletics” koleksiyonumuzu pazara sunmak.

Outdoor spor malzemeleri markaları arasındaki rekabet sizce nasıl seyrediyor? Türkiye’de bu rekabet istenilen seviyeye gelmiş durumda mı?

Hızla büyüyen bir pazarda rekabetin de aynı hızla büyümesi beklenir. The North Face Türkiye operasyonu, yüzde yüz VF Group olarak yönetiliyor ki bu bizim için ciddi bir avantaj. Avrupa pazarında çok daha fazla outdoor markası bulunuyor; önümüzdeki yıllarda Türkiye pazarındaki çeşitliliğin artmasını temenni ediyoruz. Artan rekabet sektöre fayda getirecektir. Markanın 2014 yılı global cirosunun net 2.3 milyar dolar olduğunu belirtmiştik. 2017 hedefimiz ise net 3,3 milyar dolar. Rakamlar dünyada sektörün ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
Outdoor spor ürünlerine artan ilgi aynı zamanda bir outdoor modasının şekillenmesine de zemin hazırladı.

Outdoor modasının dinamiklerini, bu modanın diğer sektörlere hâkim olan moda anlayışına kıyasla nasıl ve hangi hızla gelişim gösterdiğini açabilir misiniz?Emre _Umitvar_1

Büyüyen spor pazarıyla beraber outdoor sporlara olan ilgi de her geçen gün artmakta. Yoğun şehir ve iş hayatı temposu, insanları dışarıda daha fazla zaman geçirmeye yönlendiriyor. Sporcular; tırmanma, dağ yürüyüşü, arazi koşusu, bisiklet ve kampçılık gibi birçok disiplinde outdoor sporlarını deneyimlerken, hem konfor hem de performanslarını arttıracak detayları talep ediyorlar. Outdoor modasını yaratırken işte bu performans-tasarım dengesinin çok iyi düşünülmüş olması şart. Doğada görünür olabilecekleri parlak renkler ve modellerin kullanıldığı teknik detaylarla güçlendirilmiş koleksiyonlar öne çıkıyor. Teknoloji ile bu seviyede yanyana yürüyünce, diğer moda markalarına göre detay ve tasarımların çok daha hızlı değiştiğini ve geliştiğini söylemek mümkün.

Sizce spor markalarının desteklediği organizasyonlar mı tüketicileri bu sporlara yöneltiyor yoksa tüketicilerin yoğunlaştıkları sporlar mı markaların sponsorluk stratejilerini belirliyorlar? En ideali nasıl olmalı? Spor markalarının, insanları spora yöneltmedeki rolü Türkiye’de ne seviyede?

Bu konuya markaların farklı yaklaşımları olabilir ancak bizim için belirleyici olan, ürünümüzün kimler için tasarlanmış olduğu. Sınırlarını zorlamak, kendi potansiyelini keşfetmek ve bu performansı günlük hayatına da taşımak isteyen outdoor tutkunlarını nasıl destekleriz sorusuna verdiğimiz cevap, satış ve pazarlama stratejilerimizi oluştururken gözettiğimiz ilk unsur. Bu matriks içinde hangi disiplinlerde ilerleyeceğimizi de kararlaştırmış oluyoruz. 2015 itibariyle The North Face, Avrupa’da sponsorluktan çok kendi etkinliklerini yaratarak değişen kullanıcı dinamiklerine daha iyi servis vermeyi hedef edinmiş durumda. Geçtiğimiz sene Fransa’da birincisini gerçekleştirdiğimiz NightRay Festival bunun güzel bir örneği olabilir.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*