YELKENCİLİK

Yelken Sporu hakkında bilmeniz gereken her şey!

Yelken rüzgar enerjisini kullanarak oluşturduğu kuvvet ile bağlı bulunduğu teknenin hareket etmesini sağlayan özel dizayn edilmiş araçlardır. Yelken özel bir kumaştan yapılır. Bu kumaş ne çok sert, ne de çok yumuşak olmalıdır. Bu kumaşın en önemli özelliği çok sağlam ve esnek bir yapıya sahip olmasıdır. Yelken düz değildir. Her yelkene, özel bir derinlik verilerek yelken üç boyutlu hale getirilir. Yelkeni yıpratan şey, rüzgar, güneş ve denizin tuzlu suyudur. Ayrıca yelkeni gereğinden fazla gergin tutmak da yelkenlerin ömrünü kısaltır. Her yelkenli tekne, kullanma koşullarına göre zaman içerisinde ilk günlerdeki formunu kaybeder.

IMG_2769Yelken, deniz, dalga, akıntı ve rüzgar gibi sürekli bir değişim içinde olan dış kuvvetlerle mücadele etmektir. Bu durum dışarıdan görüldüğü kadar kolay bir durum değildir. Akıntı, rüzgar gibi kuvvetler gözle görülemez, hissedilirler ve bunların etkilerini kestirebilmek için deniz üzerinde zaman geçirmek gerekir. Bu faktörler sadece yaşayarak öğrenilir. Zaten yelken sporunu zevkli yapan da bir çok değişkenin birleşerek bu sporu oluşturmasıdır

Yelken Tarihçesi

Yelkenli tekne M.Ö. 2400’lerde Mısırlılar tarafından icat edilmiştir. İlk yelkenin ham maddesi papirüs bitkisidir. Mısırlılar’ın ardından, Polenezyalılar kanolarında rüzgar teknolojisini kullanmışlardır. Yelkenli tekneler daha sonra Roma, Yunan, Çin, İspanyol, Portekiz, Fransız ve İngilizler tarafından kullanılmıştır. 20. yüzyılda Avrupalı bazı ünlü araştırmacılar ve gezginler yelken sporunun popülerliğini artırdılar.

Bugün yelken hem hobi, hem de spor olarak pek çok kişi tarafından benimsenmektedir. Yelken sporu 19. yüzyılda yat kullanımının gelişmesiyle başladı. Bu yatlarla denizlerde, göllerde ve akarsularda yelken yarışları düzenleniyordu. Bu spor, daha sonraları gelişerek Olimpiyat Oyunlarında da yapılmaya başlandı.

Yelken sporu ilk olarak 1896 yılında Olimpiyatlardaki yerini almıştır. Hemen her ülkede yelken federasyonları bulunmaktadır. 1957 senesinden sonra yelkenle ilgili çeşitli kulüpler kurulmuştur. Bugün yelken sporuyla uğraşan birçok spor kulübü vardır.

 Yelken Nasıl Çalışır?

Yelken hafif torlu bir yapıya sahiptir. Tor hafif bombeli, yani tam düz değil anlamındadır. Bunun sonucunda yelken üzerinde hava basınç farkı oluşur ve yelkeni ileri doğru çeker.

Genelde yelkenler teknelere takılır. Ancak DIKKKK32Aunutulmamalıdır ki, rüzgarın esmediği durumlarda hiçbir yelken kuvvet oluşturamaz ve çalışamaz.

Yelkenin rüzgar altı kısmında hava moleküllerinin gideceği yol, rüzgar üstünden daha fazladır. Bu moleküllerin yelkenden aynı anda çıkmaları gerektiğine göre rüzgar altı taraftaki moleküller daha hızlı gitmek USTTENzorundadırlar.

Uluslararası Alanda Yelken Sporu

Uluslararası Yelken Federasyonu ISAF, Ekim 1907’de Paris’te kurulmuştur. Yelken yarışları ve uluslararası müsabakalar Uluslararası Yelken Federasyonu tarafından düzenlenmektedir. Türkiye’de ise, yelken sporunu Türkiye Yelken Federasyonu TYF yönetir ve merkezi İngiltere’de bulunan ISAF’a (İnternational Sailing Asosation Federation) bağlı olarak çalışır.

Türkiye’de Yelken Sporu

Yurdumuzda Cumhuriyet sonrası gelişen yelken sporu, Yelken Federasyonu kontrolünde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Türk yelken sınıfları:

Yurdumuzda genelde

  • optimist,
  • kadet,
  • 380,
  • 470,
  • Finn,
  • Laser ve
  • Dragon

sınıflarında yarışmalar düzenlenir. Bu sınıflarda Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Federasyon Kupaları ile Türkiye Birinciliği yarışmaları yapılır.

Osmanlı’da Bahriye Birlikleri’nin eğitim için kullandığı yelkenli sandallar, amatör Türk yelken sporunun da başlangıcı oldu. Cumhuriyetten sonra, İstanbul Su Sporları Kulübü kuruldu ( 1930 ). Galatasaray ve Anadolu kulüplerinde yelkencilik ele alındı.

Yelkende milli formayı ilk defa 1936 Olimpiyatları’nda Behzat Bayda, Harun Ülman ve Demir Turgu giydiler.

İstanbul’da ilk yelken yarışları, 1912–1914 yılları arasında İngilizler tarafından yapıldı. İngiliz aileleri kulüpler kurarak yelkencilik çalışmalarını hızlandırırken, Moda, Bakırköy ve Büyükada’da kurulan kulüplerde de yelken ilk defa spor olarak ele alındı.1923 senesinde Yelken, Kürek ve Yüzme dallarını kapsayan Su Sporları Federasyonu’nun kurulması ile tekrar güncelleşmiştir. 1957 senesinde Yelken branşı, Su Sporları Federasyonu’ndan ayrılarak 25 Mayıs 1957’de Türkiye Yelken Federasyonu resmen kurulmuştur. Ancak Türkiyenin 1907 senesinde kurulmuş olan Uluslararası Yat Yarış Birliği’ne üyeliği çok daha önce, 1932 gerçekleşmiştir. Uluslararası Birlik ise, diğer spor teşkilatları düzenlemelerine uyarak, 1996 senesinde adını Uluslararası Yelken Federasyonu (Internartional Sailing Federation = ISAF) olarak değiştirmiştir. Yelken sporuna gönül veren ve öğrenmek isteyenler için bir çok yelken eğitimi veren kulüp kurulmuştur. Başarılı öğrencileri yetiştirip, yelken milli takımına sporcu kazandırmak hedeftir. Bodrum Yalıkavak Yat Kulübü , Marmaris Uluslararası Yat Kulübü, İstanbul Yelken Kulübü, Marmara Yelken Kulübü önde gelen yelken kulüplerimizdir. Performansa göre yapılan, yarışın ön planda tutulduğu tekneler de vardır, gezi ve dinlenme amacıyla yapılmış tekneler de. Bu nedenle pek çok çeşit yelkenli tekne vardır. (Optimist, Laser, Pirat, Catamaran)

DENİZEGECİSYelken Seyir Şekilleri

Seyir şekilleri, teknenin başından kıçına doğru geçtiği varsayılan doğrunun rüzgar vektörüyle yaptığı açı ile belirlenir. Ayrıca yelken sporu orsa, apaz ve pupa adlarında 3 seyirde düzenlenir.YELKEN

Orsa

Teknenin rüzgara doğru en küçük açıyla gittiği seyirdir.

Dar Apaz

Orsa ile apaz arasındaki seyirlere denir.

Apaz

Teknenin rüzgarı yandan aldığı ve açının 90 derece olduğu seyirdir.

Geniş Apaz

Apaz ile pupa arasındaki seyirlere denir.

Pupa

Teknenin rüzgarı arkadan aldığı ve açının 180 dereceye vardığı seyirdir.

Manevralar

Yelkenli teknelerde iki çeşit manevra yapmak mümkündür. Bunlar; tramola ve kavançadır.

Tramola

Rüzgar üstüne doğru yapılan manevradır.

Kavança

Rüzgar altına doğru yapılan manevradır.

Yelken sporu iki ana başlık altında toplanır:

  • Gezi Yelkenciliği
  • Yarış Yelkenciliği

Gezi Yelkenciliği

Çeşitli süreler ve rotalarda tek, ya da daha fazla sayıdaki insanın, yelkenli tekneyle gezi amaçlı yaptığı yelkenciliğe denir.
Bu geziler, kısa ve uzun süreli yapılabilir.
Salma, ya da sabit omurgalı küçük yatlarla yapılan Dünya Turları bu gruba dahildir.

Yarış Yelkenciliği

Bir plan üzerinde birbirine tamamen eş olarak çoğaltılmış, ya da farklı büyüklükteki teknelerin kendi aralarında yaptıkları yarışlara denir.

Diğer çeşit yarış yelkenciliğinde ise tekneler, ayrı planlara göre çeşitli ölçü ve yapıda olmak üzere yarışırlar. Bu durumda yarışlar, matematiksel eşitleme ile (handikap sistemi) aralarında kendi yarış kurallarına uyarak, belirli parkurlarda ve çeşitli ödüllere dayanarak yapılırlar. 45 dakikalık, 3 deniz mili uzunluğundaki Optimist, Sailboard yarışı ile duraklı ya da duraksız bütün küreyi kuşatan rotalarda yapılan dünya ve kıtalararası yelken yarışları bu gruba dahildir.

Yelken Yarışları

Yarışma yelken açmış olarak başlama usulüne göre, karadan veya bir gemiden top atışı yapılarak veya bayrakla hareket işareti verilerek başlar.

Bu sporun asıl amacı; önceden belirlenmiş bir rotada, sporcuların tekne ve rüzgarı birlikte kullanma yeteneklerini ölçmektir. Bununla birlikte yelken sporu, kuralları yönünden en ayrıntılı ve en çok malzeme kullanımı gerektiren spor dallarındandır. Bu nedenle, sporcuların değişik hava şartlarında tekneyi ve yelkeni yönetebilecek fizik kondisyonuna, yelkencilik kuralları hakkında ve araçların bakımına ait bilgiye sahip olmaları gerekir.

Tarihte ilk yat yarışları 1660 yılında İngiltere’de organize edilmiştir. 1749 yılında Galler Prensi tarafından ilk yelken turnuvası düzenlenmiştir. İlk kez 1851 yılında yapılan Hundred Guineas Kupası (Amerika Kupası) yarışlarını ABD takımı birincilikle bitirmiştir. Bu güzergahın toplam uzunluğu 10 ile 20 mil arasında değişir.

Yelken yarışları üç ayrı kategoride toplanmaktadır.

  • Regatta olimpik yarışları
  • Okyanus yarışları
  • Maç (kafa kafaya yarış)

Yarışma kuralları tüm yelkenli tekne kategorilerinde aynı şekilde uygulanır. Yarışmalara erkekler ve kadınlar (özel yarışlar dışında) katılabilirler.

Yarışmaların olimpik seyri üçgen şeklindedir ve seyir denize atılan şamandıralar ile belirlenir. Yarışmanın yönü rüzgârın estiği yöne göre belirlenir. Yarışma mesafesi yarışılan yelkenli tekne kategorisine göre değişir.

Yelken Sporcusu Adayları İçin

  • Yelken sporu, her yaştan ve herkesin yapabileceği ender sporlardan biridir.
  • Yelken sporunu denizi ve doğayı sevmeyen kişiler yapamaz.
  • Bu sporda deniz, rüzgar, akıntı ve dalga gibi doğal dış kuvvetlerle mücadele etmeyi bilmek gerekir.
  • Bu mücadeleyi öğrenebilmek için deniz üzerinde vakit geçirmek gerekir.
  • Ne kadar çok denizde kalırsanız, o kadar iyi yelkenci olursunuz.
  • Yelken sporu, karar verme yetisini güçlendiren, eğlenceli ve sıra dışı bir spordur.
  • Yelken sporu, kişinin kurallara uyma özelliklerini geliştirir. Kişisel özellik ve beceriler yanında sosyal becerileri de geliştirir.
  • Yelken sporu sorumluluk alabilmeyi pekiştirir.
  • Yelken sporu, küçük yaşlarda doğa ile iç içe olmayı öğretir.
  • Yelken sporu, rekabet ile dayanışma duygusunu geliştirir.
  • Yelken sporu, yardımlaşma becerisini geliştirir.
  • Yelken sporcusu tek kişilik yarışlarda kendisiyle baş başadır. Kararlarını tek başına alır, tek başına uygular. Elindeki tekneyi rüzgara, akıntıya, dalgalara, rakiplerine ve belirli kurallara göre kumanda eder.

Yelken Sporcusu Lisansı

Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) tarafından sporculara verilen lisans, yelken faaliyetine katılmayı sağlayan giriş kartıdır.Yelken yarışlarına katılabilmek ve spor faaliyetlerini devam ettirebilmek için, lisans alınması ve bu lisansın her yıl Federasyona vize ettirilmesi zorunludur. Lisans, sağlık ve genel kurallara uygun olduğunu belgeleyen herkes lisans başvurusunda bulunabilir. Müsabakalara katılabilmek, sağlıklı spor yapabilmek için ön şarttır.

YELKENCİLİK ALFABESİ

ABORDA:Bir teknenin diğer bir tekneye veya bir iskeleye,rıhtıma tamamen bordasını vererek yanaşması.

ALABANDA:Teknenin su kesiminden yukarıda bulunan iç kısmı.

ALABORA OLMAK:Bir teknenin deniz veya limanda ters dönmesi.

ALARGA:Teknenin açıkta olduğunu ifade eder.

ALESTA:Bir işin yapılmasına hazır ol komutu.

ANA YELKEN:Herhangi bir yelkenli teknenin temel yelkeni.

ANELE:Halatları bağlamak veya zincirleri kilitlemek için sabit mapalardan geçirilmiş demir halka.

APAZ : Rüzgarı tekneye yandan alarak yapılan seyir.

APİKO:Demirin çekilip tam dipten ayrıldığı an.

ARMA:Teknenin tipinin belirlenmesini sağlayan direk ve yelkenleri ile ilgili tüm özellikleri kapsayan genel terim.

AVARA:Gemi veya sahile yanaşmış bir teknenin buradan hareket etmesi için verilen komut.

BABA:İskele ve rıhtımlarda tekneleri bağlamak için kullanılan,ağaç ve deöirden yapılma kısa sütunlar.

BAĞ:İki halatı birbirine veya bir halatı bir objeye sabitlemek için yapılan düğüm.

BALANÇİNA:Yatlarda yelken indirilirken veya basılırken,bumbanın ağırlığını taşıması için kullanılan halat.

BALON:Yatların ana direği önüne gönderli veya göndersiz olarak çekilen üç köşeli,hafif yelken.

BAŞ HALATI:Teknenin başından ileri doğru vewrilen,teknenin geri gitmesini önleyen halat.

BAŞ(PRUVA):Teknenin en ön kısmı.

BAŞTANKARA:Teknenin başının sahile dik gelecek şekilde bir iskeleye yanaşması.

BAYILMA:Teknenin bir yana doğru yatması içim kullanılan terim.

BERMUDA(MARKONİ)ARMA:Ana yelkenin üçgen biçiminde olduğu yelken grubu.

BORDA:Teknelerin dış tarafta ve su kesiminden yukarıda kalan yan tarafları.

BORDA SEYİR FENERLERİ:Gece yol alan bir teknenin her iki yanında taşıması gereken yeşil(sancak) ve kırmızı(iskelele) seyir fenerleri.

BROŞ ATMAK:Bir yelkenli teknenin,rüzgar pupadan veya kıç omuzluktan gelirken rüzgara doğru dönme isteği.Bu istek tekneyi bir anda rüzgara çevirerek tehlikeli bir pozisyona girmesine neden olabilir.

BUMBA:Yelkenin alt kısmının bağlandığı direk parçası.

CAMADAN:Halatlar ile bağlanarak yelkenin işlemez hale getirilen bölümü.Böylece çok sert havalarda yelken alanı küçültülmüş olur.

CAMADAN BAĞI:İki halatın giriş ve çıkış uçları aynı tarafta kalacak şekilde bağlanması.Denizde kullanılan en yararlı ve yaygın bağlardan biridir.

CENOVA:Yarış ve gezi yatlarında kullanılan büyük ön yelken.

CİVADRA:Pruvadan ileri doğru uzanan ve ucuna flok yelkenin bağlandığı çubuk.

ÇAPARİZ:Denizcilikte doğru gitmeyen,engelleyici,kötü anlamında kullanılan terim.

ÇARMIH:Teknenin direklerini yandan sabitleyen çelik teller.

DEMİR(ÇAPA):Teknenin dalga ve rüzgarla kaymasını engelleyip,onu sabit bir noktada tutması için dizyn edilmiş büyük ve ağır cisim.

DEMİR FENERİ:Geceleri,demirli bir tekne tarafından taşınan navigasyon ışığı.

DEMİR HALATI:Bir demirin ucuna zincir yerine takılan halat veya ip.

DEMİR TARAMASI:Demirin tırnaklarının dibe tam saplanmaması nedeniyle demirin kayması.

DEMİR YERi:Limanda  bir teknenin demirlediği ya da bağlandığı yer,rıhtım.

DEMİR ZİNCİRİ:Demiri tekneye bağlayan zincir.

DEMİRİN TUTMASI:Demirin kollarının deniz dibine saplanması ve kaymayacak şekilde sabitlenmesi.

DENİZ ALMANAĞI:Bir navigatörün,gök cisimlerinden yararlanarak yerini bulabilmesi için gerek duyduğu tüm bilginin verildiği,yılda bir yayımlanan kitap.

DENİZ MİLİ:1852 metre.

DEPLASMAN:Bir teknenin ihtiyacı olan malzeme ve yakıt ile dolu iken taşırdğı su miktarı.

DİREK:Yelkenli bir teknede ana amacı yelkenleri taşımak olan dikey çubuk.

DİRİSE ETMEK:Denizde,rüzgarın yönünde olan bir değişikliği belirtmek için kullanılan terim.

DONANIM:Bir teknede,direği destekleyen,yelkenleri basmak,indirmek,kontrol etmek için kullanılan halatların tamamı.

DÜMEN:Yol alan bir teknenin yönünü değiştirmedeki en etkili parça.

DÜMEN SUYU:Teknenin suda hareketiyle,arkasında bozduğu ve karıştırdığı su.

DÜMENCİ:Teknelerin kaptanı ve kumandanı için kullanılan terim.

EĞLENDİRMEK:Yelkenli bir teknenin çok kuvvetli bir rüzgarda,burnunu sürekli olarak rüzgarla çok dar bir açı yapacak şekilde çevirmesi ve böylece çok az yol yaparak ancak rüzgaraltına kaymadan durması.

EL İNCESİ:Karaya yanaşırken,kalın bağlama halatlarını karaya vermek için kullanılan,ucunda bir ağarlık olan ince ip.

FAÇA ETMEK:Yelkeni rüzgarla ters taraftan doldurmak.

FARŞ:Sintine üzerindeki döşeme tahtaları.

FENER:Tekneleri belli bir tehlikeye karşı uyarmak ve navigasyonlarına yardımcı olmak amacıyla belli bir ışık işareti gösteren bina ve benzeri yapı.

FIRTINA FLOKU:Çok kalın yelken bezinden yapılmış ve normal ön yelkenlerin kullanılamayacağı kadar kuvvetli rüzgarlarda basılan bir tür küçük flok.

GEL-GİT:Güneş ve ayın dünya üzerindeki çekimlerinin etkisi ile suların alçalıp yükselmesi.

GIRCALA:Teknede çeşitli amaçlarla kullanılan ince halat.

GOMİNA:Denizcilikte kullanılan bir deniz milinin onda birine eşit ölçü bürümü.

GURCATA:Yelkenli teknelerde direğin üst kısmında,çarmıhları ve yan ıstralyaları iki yana doğru açan metal veya ahşap çıkıntılar.

GÜNGÖRMEZ:Yelkenin arka yakası.

GÜVERTE:Temel olarak tüm tekne boyunca uzanan düz platforma verilen isim.

HALAT:Denizcilikte çevresi 2,5 santimden büyük olan doğal veya sentetik liflerden yapılan kablo.

IRGAT:Teknenin burun kısmına konulan,demiri çekmek için kullanılan aygıt.

ISKAÇA:Omurga üzerinde,direğin oturması için yapılmış  kare şeklinde oyuk.

ISKOTA:Bir yelkenin rüzgarla olan açısını ayarlamak için kullanılan halat.

ISTRALYA:Bir teknede sabit donanımın direği baş kıç doğrultusunda destekleyen parçası.

IZBARÇO:Bir halatın ucunda halka oluşturacak şekilde atılan bağ.

İSKELE:Kıçtan bakıldığında teknenin sol tarafı.

İSKELE KONTRA:Yelkenlerini teknenin sol tarafından gelen rüzgara göre ayarlamış olan tekne.

İŞARET FİŞEĞİ:Teknelerde,genelde gece kullanılan ve sorun olduğunu belirten sinyal.

KAÇAK:Çok kuvvetli ve ani sağnak.

KAFA AÇMAK:Tekneyi rüzgaraltına döndürmek.

KALOMA:Teknede bir halat veya zinciri boşlama.

KANİNGAM:Yelkenin orsa yakasını gerebilmek için kullanılan halat.

KARİNA:Teknelerin su kesimlerinin altında bulunan dış kısımları.

KARULA KÖŞESİ:Yelkenin ön alt köşesi.

KATAMARAN:Genelde yarış amaçlı kullanılan ama son yıllarda gezi amaçlı olanlarıda inşa edilen iki gövdeli tekne tipi.

KAVANÇA:Rüzgar arka taraftan alınırken bumbanın bir yandan diğer yana geçmesini sağlayan manevra:teknenin rüzgaraltına dönüş manevrası.

KAZIK BAĞI:Üst üste geçen iki göz oluşturulması ile atılan bağ.

KEÇ:Bir yavlın tersine mizana direği dümenin önünde olan çift direkli yelkenli tekne.

KEMERE : Ölçü olarak teknenin en geniş yeri.

KIÇ : Teknenin en arka kısmı.

KIÇ ISTIRALYA :  Direğin öne doğru gitmesini engelleyen. Teknenin kıçına doğru inen halat.

KİLİT : Yelken, mandar, sabit armanın gerekli kısımları ve bir demirin zincire bağlanması gibi bir şeyin sabitlenmesi gereken yerlerde kullanılan, ucunda bir pim bulunan U şeklindeki çelik parça.

KNOT : Hızın denizcilikteki birimi. Deniz mili/saat.

KOÇBOYNUZU : Teknenin çeşitli yerlerine konulmuş, iki kolu olan ahşap veya metal parça. Bu parçanın kolları etrafına istenen halat dolanarak sabitlenir.

KOKPİT – HAVUZLUK : Yat ve küçük teknelerde arka kısımdaki dümen dolabının veya yekenin bulunduğu geniş kısım.

KÖRE DÜŞMEK : Dikkatsizlik veya rüzgardaki beklenmedik bir değişme ile yelkenli bir teknenin tam rüzgara dönüp, hiç bir kontrada olmadan kalması.

KROPİ BAĞI : Bir makaradan geçen halatın ucuna makaradan çıkmaması için yapılan bağ.

LAÇKA ETMEK : Bir halatı istenilen miktar kadar rahat gitmesi için serbest bırakma.

LAVA ETMEK :  Bir halatın boşunun alınması, çekilmesi.

LUMBOZ : Dairesel bir metal çerçeve ile bunun üzerine sıkıca kapanacak şekilde yapılmış cam bir pencereden oluşan teknenin yan kısımlarına içeri hava ve  ışık girmesi için açılan delik.

MAKARA : Ortasında dönen bir disk bulunan metal veya tahtadan yapılma, teknede donanım halatlarının yönünü değiştirme veya bir palanga içinde kullanıldığında mekanik yükü azaltmak için kullanılan parça.

MANDAR : Direğin tepesinden tek bir tur yaparak aşağı inen ve direk tepesine bir şey basmaya yarayan halat.

MANİKA : Çan ağzı şeklinde bir tepesi olan, güverteye monte edilerek bir hava akımını yakalayıp yönlendirmeye yarayan ventilatör.

MAPA : Ucunda bir halka olan vida. Teknenin çeşitli yerlerine konularak , ucundaki halkaya makaralar veya palangalar takılır.

MENDİREK : Bir limanın denizden korunmasını sağlayan iskele veya dalgakıran.

NAVİGASYON : Bir tekneyi dünya üzerinde bir noktadan bir diğerine en kısa güvenli ve etkili biçimde ulaştırma sanatı.

NETA ETMEK : Dağınık ve düzensiz bir yeri tertip ve düzene sokmak.

OMURGA : Teknenin en altında bulunan tüm boyunca uzanan ahşap parça veya metal teknelerde demir plaka.

ORSA SEYRİ : Yelkenli teknelerde rüzgara karşı gidilmesi. Teknenin gidiş yönü ile rüzgarın geliş yönü arasındaki açıyı en ufak yapacak şekilde seyir etmek.

PALAMAR HALATI : Bir tekneyi iskele, rıhtım veya başka bir tekneye bağlamaya yarayan halatların genel adı.

PARAKETE : Bir teknenin süratini veya belli bir sürede katettiği yolu ölçmek için kullanılan alet.

PROTESTO : Bir yarış yatı tarafından rakibinin yarış kurallarına uymadığına dair yapılan itiraz.

PRUVA : Teknenin baş tarafının ötesinde, ufuk yönündeki alan.

PRUVA ISTIRALYASI : Direği burun kıç doğrultusunda destekleyen, teknenin başından direk tepesine uzanan halat.

PUSULA :  Bir teknede önceden belirlenmiş bir istikamette gitmeye veya teknenin haritadaki yerini bulmak için görünen objelerin kerterizlerinin alınmasına yarayan alet.

PÜRMEÇE HALATI : Teknenin başından geriye veya kıçından ileri doğru çekilip, teknenin oynamasını engelleyen halat.

ROTA : Teknenin yönü ile kuzeyin yaptığı açı

RÜZGAR ALTI : Rüzgarın gittiği, tekneyi terk ettiği taraf.

RÜZGAR ÜSTÜ: Rüzgarın geldiği taraf.

SAĞANAK : Normal rüzgar şiddetinin üzerinde esen kısa süreli rüzgar.

SALMA : Bir teknenin bayılma kuvvetini azaltan ve rüzgara karşı ilerlemesini sağlayan, gövdesinin merkezinden suya doğru inen parça.

SEKSTANT : Denizde yatay ve dikey açıları ölçmede kullanılan geleneksel navigasyon aleti.

SİNTİNE : Tekne tabanının, omurganın iki yanında yer alan neredeyse düz kısmı.

ŞAMANDIRA:Kanal,sığlıkvgibi denizcilerin haberdar edilmesi gereken noktaları belirtmek için kullanılan yüzer işaret

TORNİSTAN:Geri geri giden bir teknenin hareketi.

TORPİL SALMA:Yarış yatlarında ağırlık olarak kullanılan,en alt ucuna büyük kurşun bir torpil konulmuş uzun levha.

TRAMOLA:Bir tekneyi önce rüzgara karşı daha sonra da rüzgarı diğer taraftan almaya başlayacak şekilde döndürmek.

TRİM ETMEK:Yelkeni,rüzgarı en iyi alacak şekilde iskotayla ayarlamak.

TÜY:Yatlarda yelkenin orsa yakasına belli aralıklarla konulmuş yün parçaları.Bunlar yelken üzerindeki hava akımının durumunu gösterir.

ULUSLARARASI DENİZDE ÇATIŞMAYI ÖNLEME TÜZÜĞÜ:Teknelerin denizde karşılaştıklarında birbirlerine çarpmadan seyir etmeleri için uymaları gereken kurallar ve kullanmaları gereken ışık ve ses işaretlerinin tümü.

USKUNA:Genel olarak bu tekne ana direği öndekinden daha uzun olan iki direkli bir teknedir ancak üç,dört ve beş direklileride inşa edilmiştir.Sadece bir tane üretilmiş olan,Thomas W.Liwson adındaki bu tip teknenin ise tam yedi direği vardır.

USTURMAÇA:Tekneler iskeleye veya birbirine bağlanırken,zarar görmemeleri için aralarına konulan parça.

VARDAVELA:Teknedekilerin denize düşmelerini engellemek için yapılmış olan,belli aralıklarla dikilmiş,punteller arasına gerilmiş, baş ve kıçta ise ana puntellere bağlanan bir telden oluşur.

VİRA ETMEK:Bir demiri tekneye almak üzere dipten kaldırmak,yukarı çekmek.

VİYA:İstenen rotaya gelindiğinde dümenin bu rotada tutulması için verilen komut.Viya böyle!

YAPRAKLAMA:Bir teknenin rüzgara doğru çok fazla dönmesi ile orsa yakasının dalgalanmaya başlaması.

YAT:Felemenkçe “Jacht” kelimesinden türeyen bu terimin orijinal anlamı ‘prens,elçi gibi bir krallıktan diğerine yolculuk eden önemli şahsiyetleri taşıyan tekne’;günümüzdeki anlamı ticaret değilde keyif için kullanılan yelkenli veya motorlu teknedir.

YATÇILIK:Sadece yelken gücünden yararlanarak gezme veya yarışma sporu.

YAVL:İsmi felemenkçe ‘jol’ kelimesinden türeyen bir çeşit teknede kullanılan arma.Gerçek yavl arması ön direkte bir ana yelken ve iki ön yelken,dümenin arkasındaki bir mizanada ise yelkeni bulunan armadır.

YEDEKLEMEÇekme halatı bağlayarak  baştan veya yandan diğer bir tekneyi çekme.

YEKE:Küçük yelkenli tekne ve yatların dümenini kontrol etmeye yarayan ahşap veya metalden yapılma çubuk.

YELKEN:Rüzgarı yakalayıp,bir teknenin ilerlemesini sağlayacak şekilde kesilen ve gerilen,yelken bezi gibi uygun bir maddeden yapılan bez parçası.

ZİNCİR KALOMA:Bir tekne demirli iken demirle salınan halat miktarı.

ZİNCİRLİK:Demir çekildiğinde,teknede toplanan halat veya zincirinin konulduğu güverte altındaki bölme.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*