METROPOLDE MARATON

50 binden fazla koşucunun katıldığı New York Maratonu, 6 Kasım Pazar günü New York sokaklarında milyonlarca izleyicinin önünde koşuldu.

Yazı Gülnaz Narlıoğlu Aksu

engelli_1
Dünyadaki en önemli altı maratondan biri olan New York Maratonu amatör, profesyonel ve engelli sporculara ev sahipliği yaptı. Ben de kameramı aldığım gibi bu coşkuya ortak olmak için kendimi New York sokaklarına bıraktım. Açıkçası New York Maratonu benim izlediğim ilk maratondu. 15 senedir tam da yanı başımda gerçekleşen bu heyecan dolu yarışa neden daha önce gelmediğime pişman oldum. Soğuğa rağmen yılmayan sporcuların direnci ve azmi, seyircilerin coşkusu, desteği ve tezahüratları görmeye değerdi.

New York Maratonu saat 08:30’daStaten Adası’ndan engelli sporcularla başladı. Ardından profesyonel kadın atletler, erkek atletler ve amatörler olmak üzere dört dalga halinde start aldı.

Staten Adası, Brooklyn, Queens, Bronx ve Manhattan Adası olmak üzere beş bölgeyi kapsayan yarışın büyük bir bölümünü yarışın son 1 mili olan 25. mildeki Plaza Oteli’nin önünden izledim. Aslında bu bölüm koşucular için yarışın en zorlu bölümüydü. Çünkü bu son düzlükten hemen önceki parkur iniş ve çıkışlarla doluydu. Finale yaklaşmanın verdiği hazla çok rahat finişe gelenlerin yanı sıra artık enerjisi tükenmiş ama vazgeçmeyen bin bir çeşit yüz ifadesine sahip atletle karşılaştım. Koşucular önümüzden geçerken, tanımadığımız bu sporculara moral vermek çok keyifliydi. Ayrıca arkadaşlarını omuzlayıp finişe taşıyanları, kendilerinden vazgeçip engelli sporcuların tekerlekli sandalyelerini iten,bu birbirine destek olan sporcuları görmek gözlerimi yaşartmakta geç kalmadı. New York Maratonu’nun en renkli sahnelerinden biri de kostümlerle yarışan atletlerdi. Örümcek adamdan, prenseslere, Kızılderililerden, balerinlere ve enteresan şapkalılara kadar birçok eğlenceli koşucuya tanık olduk.

kostum_2

Kadınlarda şampiyon olarak 2:24:26 ile yarışı tamamlayan Kenyalı koşucu Mary Keitany herkes gibi benimde favorimdi. Rakiplerini 10’uncu milde çoktan geride bırakan Keitany, neredeyse yarışın yarısından fazlasını yalnız koştu. 2012 Olimpiyatlarında gümüş madalya alan Kenyalı kadın atlet Sally Kipyegoise 2:28:01 ile ikinci olurken, Amerikalı kadın atlet Molly Huddle 2:28:13 ile üçüncü oldu.

Erkeklerde 20 yaşındaki Güney Afrika ülkelerinden Eritreli Girmay Ghebreslassie 2:07:51 ile yarışı birinci tamamlayıp, New York Maratonu tarihine en genç şampiyon olarak geçti. İkinciliği 2:08:53 ile Kenyalı koşucu LucasRotich alırken, aslen Somali doğumlu olan ve Amerika adına yarışan koşucu Abdi Abdirahmanise 2:11:23 ile 39 yaşında üçüncü oldu.

39 Türk yarışmacının tamamladığı bu seneki New York Maratonu’nda 3:01:14’lıkzamanı ile Sadık Tokgöz 50 binden fazla yarışmacı arasından genel klasmanda ilk 900’e girmeyi başardı ve kendi yaş grubunda 79’uncu oldu. Türkiye’den bu yarış için gelen Leyla Sapmaz da Türk yarışmacılar arasında ikinci olurken 3:44:07 ile kendi yaş grubunda 170’inci olarak yarışı tamamladı.

New York Maratonu’nun tarihçessadik_3i: 

İlk defa 1970 yılında 126 erkek ve bir bayan yarışmacı ile Central Park’ın etrafında dört tur olarak gerçekleştirilen New York Maratonu’nu o sene sadece 55 atlet tamamlayabilmişti. 1976 yılında Central Park’tan, New York’un beş bölgesini kapsayan bir koşu parkuruna çevrilen yarış, bu sene 50 binden fazla sporcunun katılımıyla 40’ıncı senesini kutladı. 1970 yılındaki ilk maratona katılım ücreti sadece 1 dolarken, 1970 yılından beri 1 milyon 74 bin 392 koşucu yarışı tamamladı.

Bugüne kadar tam 123 maraton koşan ve ABD’de yaşayan Sadık Tokgöz’le Boston-New York arası sohbet etme imkânı buldum. 20 senedir koşan Tokgöz yılda 3200 km. koşuyor. Başta ABD olmak üzere İngiltere, Hollanda, Kanada, Danimarka, İrlanda, Hollanda ve Türkiye’de birçok yarışa katılan Tokgöz’ün durmaya niyeti yok gibi.

New York Maratonu’nu kaç senedir koşuyorsunuz?

Bu sene 10’uncu New York Maratonum oldu. İlk defa 1996 yılında koşmuştum. Şu ana kadar koştuğum maratonlar arasında uluslararası yarışmacıların katılımının en yoğun olduğu maraton New York Maratonu’dur. Chicago ve Boston maratonlarında aynı renkliliği göremezsiniz. Parkurun iniş ve çıkışları nedeniyle New York Maratonu diğerlerine göre daha zorludur. New York Maratonu’nun en sevdiğim yanı şehrin beş semtini koşarak geçerken New York sokaklarındaki o farklı kültürün tadına varmak.

Sadık Tokgöz’le söyleşinin devamı ve New York Maratonuyla ilgili detaylar Ocak-Şubat sayımızda…

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*