“BİSİKLETLE SEYAHAT ETMEK DÜNYA GÖRÜŞÜMÜ DEĞİŞTİRDİ”

Bisiklet gezginliği ülkemizde yeni yeni kitlelere yayılmaya başlasa da Avrupa’da yaygın hale gelmeye başlamış bir seyahat şekli. Bisikletli gezgin Ignace van der Broek ile Belçika’dan başlayarak Japonya’ya uzanan yolculuğunun Türkiye etabında Bisikletliler Derneği’nin Bisikletli Yaşam Girişimi basın toplantısında bir araya geldik. Yolculuğunun detaylarını okuyucularımız için bu keyifli söyleşide derledik.

Röportaj Öykü Ertan

Bisiklet hayatına ne zaman girdi?

Beş yaşımdan yirmili yaşlarıma kadar ise voleybol oynadım, fakat kendimi bildim bileli bisiklete biniyorum. Her yaz ailemle Alplere tatile giderdik ve ben bisikletimi her zaman yanıma alırdım. Dağ bisikletini her zaman çok sevmişimdir. Konu bisiklet olunca daha esnek davranabiliyorsunuz, istediğiniz zaman antrenman yapabilirsiniz ve yarışlarda seyahat etme şansı yakalıyorsunuz. Fakat ben ilk kez bisikletle bu kadar uzun bir mesafeyi kat ediyorum. Temelim yarış bisikletine dayalı ve seyahat etmeyi çok seviyorum. Bu yolculuk sayesinde iki tutkumu bir araya getirmiş oldum. Bu nedenle de farklı kültürlere giriş yapmadan önce hem seyahat etmek hem de bisikletle seyahate alışmak için Avrupa’da adeta harita üzerinde zikzak çizerek pedal çevirdim.

Bisikletle ilk kez bu kadar uzun mesafeler kat etmek nasıldı?

Çoğu insanın da dediği gibi bisikletle seyahat etme hızı mükemmel. Bir yerlere ulaşacak kadar hızlısınız ama etrafınızdakileri deneyimlemek ve yeni insanlarla tanışmak için yeterince yavaşsınız. Gittiğim çoğu yerde insanlar ne yaptığımı pek umursamıyordu ama Türkiye’de herkes çok ilgi gösteriyor.

Aynı zamanda bir amaç için pedal çeviriyorsun, biraz bahsetmek ister misin?

Bisikletle seyahat etmeye ilk karar verdiğimde bunu bir amaca, bir derneğe bağlamam gerektiğini düşündüm. Daha önce ALS hastası olan kimseyle tanışmamıştım fakat en yakın arkadaşlarımdan biri şu an Stanford Üniversitesi’nde ALS üzerine detaylı bir araştırma yapıyor. Bu kararım üzerine beni Belçika’daki ALS Ligiyle iletişime geçirebilmesi için kendisini aradım. Sonucunda bloğumla, seyahatim hakkındaki güncellemelerle beraber ALS hastalığı için farkındalığı artırmak ve bağış toplamak için pedallamaya başladım. ALS Ligi’nin tüm dünyada bağlantıları var. Önce İtalya sonra da Türkiye’de temsilcilerle buluştum. Şimdi İstanbul’un dışına annesi ALS hastası olan bir bisikletçi ile çıkacağım. Benimle pedal çevirmeleri için Türkiye boyuna bisiklet dernekleri ve toplulukları ile iletişim içerisinde olacağım.  


ALS Nedir?
Amiyotrofik lateral skleroz kas erimesini ve omurilikte harabiyeti anlatan bir tıbbi terimdir. Hastalık için henüz bir tedavi bulunamasa da araştırmalar devam ediyor.
Bilgi ve destekleriniz için www.als.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Seyahatine nereden başladın, nereye gidiyorsun?

Leuven’da ALS araştırmalarının yürütüldüğü Gatshuisberg Üniversite Hastanesi’nden pedal çevirmeye başladım. Buradan Kuzey ve Güney Avrupa’dan geçerek Romanya, Bulgaristan ve en sonunda Türkiye’ye vardım. Önümde Türkiye, Gürcistan, İran, Türkmenistan, Tacikistan, Kazakistan’’ı geçmek ve umuyorum ki Çin’den Pakistan, Nepal, Hindistan, Myanmar, Tayland ve Vietnam’a geçerek Japonya’ya ulaşmanın bir yolunu bulmak var. Yolculuğumun aralık ayında tamamlanacağını düşünüyorum.

Bisikletli seyahatin sana en enteresan gelen tarafı ne oldu?

Batı Avrupa’da yaşayınca ülke sınırları diye bir şeyin olduğunu unutabiliyorsunuz. Bu yüzden en enteresan noktalardan bir sınırlar ve sınırlardaki insanlardı. Sınırları geçtikçe konuşulan dil değişse de insanlar değişmiyor. Fakat Romanya’ya geçtiğinizde büyük bir şok yaşıyorsunuz. Arkadaşlarımın anlattıklarından yola çıkarak kırsal alanların ekonomik açıdan daha kötü durumda olduğunu biliyordum ama bu kadar beklemiyordum. Ayrıca Türkiye’nin sakin ve sevecen köpekleri ile karşılaştırıldığında maalesef Romanya’daki köpeklerin bazıları pek de bisiklet dostu değillerdi. Sınırdan Türkiye’ye geçmek benim için daha önce deneyimlemediğim tamamen farklı bir kültüre geçmekti. Buradaki insanlar çok sıcak kanlı; bir bisiklet gezginiyle tanışmak İtalya’da aldığım tepkilere benzer olarak, insanları çok heyecanlandırıyor. İlk günümden itibaren gittiğim her yerde beni gülümseyerek ve el sallayarak karşıladılar. Bir kişi sadece elimi sıkmak ve beni sarılıp öpmek için durdurdu. Yolculuk boyunca olan değişimi görmek oldukça ilgi çekici. Bisikletle seyahat etmek dünya görüşümü değiştirerek, insanlara olan güvenimi ve iyiliğe inancımı arttırdı. Farkına vardım ki tanıştığım insanların büyük çoğunluğu iyi kalpli ve bana yardım etmek için can atıyor.

Yolculukların boyunca zamanını, uyku düzenini ve beslenmeni nasıl ayarlıyorsun?

Rotamı ilk planladığımda ayda 2000 kilometre pedallamayı hedefledim, şu an her şey bu plana uygun gidiyor. Uyku düzenimi hafta hafta planlıyorum. Özellikle Türkiye’de oldukça işe yarayan, kapalı alanda kalabilmemi sağlayan “couch-surfing” aplikasyonu Warm Showers’ı kullanarak kalacak yer buluyorum. Böylece yeni bir şehirde yalnız değil, adapte olmamı sağlayacak ve bana kültürü öğretebilecek kişilerle vakit geçiriyorum. Beslenmem için şehir içi rotalarda süpermarket ve yerel dükkanları kullanıyorum. Uzun süre bu tür yerlere erişimim olmayacağı zamanlar için ise önceden planlama yaparak yanıma yiyecek almam gerekiyor. Her zaman acil durumlar için yanımda atıştırmalık bulunduruyorum.

Bu yolculuktan sonra ne yapmayı planlıyorsun?

İlk hedefim hayatıma ve ülkeme geri dönmek. Kız arkadaşım sıcak bakmasa da daha düz bir rota seçerek onu da benimle bisiklet seyahati yapmaya ikna etmek istiyorum çünkü böyle bir yolculuğu tekrar deneyimlemek isteyeceğimi biliyorum.

Bisiklet gezginleri için tavsiyelerin var mı?

İlk tavsiyem açık görüşlü ve esnek olmaları. Bu maceraya çıkmak için belli bir fiziğe sahip olmaya gerek yok, kendinizi tanıyarak planlamanızı yapar ve daha sonrasında ihtiyaçlarınızın farkında olarak bu planlarda değişiklik yapmaya açık olursanız sorun olmayacaktır. Bir de insanlara güvenmek ve saflık arasında bir denge kurmaları gerekecek. Onun dışında verebileceğim tek tavsiye yolun tadını sonuna kadar çıkarmaları.

** Ignace van der Broek’in maceralarını blogundan takip edebilirsiniz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*