“Hedefim; Sağlıklı Beslenen, Bilinçli Sporcular Yetiştirmek”

Neval Gördük


Sporcu, antrenör, öğretmen… Glütensiz, sağlıklı beslenme konusunda takipçilerine ve biz sporculara
ilham kaynağı olan Neval Gördük ile bilinçli spor, beslenme, sağlıklı yaşam ve spor ahlakı üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.


Neval Gördük kimdir? Sizi tanıyalım.
Spor akademisi mezunu bir öğretmenim, uzun yıllar öğretmenlik yaptım. Şu anda Asics markasında koşu ve kuvvet antrenmanı koçluğu yapıyorum. Daha önce Triatlon Federasyonu’nda da beslenme ve
kuvvet antrenörü olarak çalıştım. Genel olarak açıklamak gerekirse hem sporcu hem antrenörüm. Tabi sadece koşmuyorum; sporun yanında müzik yanım da var. Eski TRT Radyo ses sanatçısıyım,
önümüzdeki zamanlarda da çalışmalarım olacak.
Spora nasıl başladınız, nasıl ilerlediniz?
Babam yaz kış sabah beşte uyanır, yürüyüşünü ve sporunu yapar. Ben de ondan özenerek yedi yaşında koşmaya başladım. Spor akademisine girdim ve akademide de bazı kulüplerde koştum.
Hentbol oynadım ve spor hayatım ritmik jimnastikle devam etti. Müzikle alakam da buradan geliyor.
Klasik müzik ve radyo sanatçılığını spor akademisi ile beraber yürüttüm. Öğretmenliğe başladığım
zamanlarda ne yazık ki çok yoğun spor yapmadım. Fakat çalıştığım okullara bisiklete gidip geliyordum.
Bisikletle okula gidip gelişimden etkilenmiş olmalılar ki, şu anda üniversiteye giden öğrencilerimden
birkaç tanesi benden sonra triatlona başladılar.
Bu noktadan diğer branşlara nasıl ilerlediniz?
Öncelikle triatlona başladım, fakat yüzme bilmiyordum ve en büyük korkum suydu. Başladığımda
sudan yüzme bilmeyerek, boğulma tehlikesi geçirerek çıktım. Başarısız öğrenme deneyimlerimden
sonra kendi yöntemlerimle, patates çuvalı giyerek, yüzmenin tekniğini çözdüm. İki kere triatlon
Türkiye şampiyonu oldum ve Ironman yarışını bitirdim. Ultra maratona merak saldım. Bakiye Duran’ın
teşvikiyle de çıktığım patikaları doğayı çok sevdim. Türkiye’deki ilk dağ maratonu olan DASK dağ
maratonunun uzun parkurunda ilk madalya alan Türk kadın sporcu benim. Kapadokya Ultra
Maratonunda 64 kilometreyi ikincilikle bitirdim. Likya ultra maratonunu birincilikle 6G’de bitirdim.
Genel Klasmanda dördüncü olan ilk Türk kadını oldum.
Ultra maraton size uyum sağlamış anladığımız kadarıyla.
Türkiye’nin ilk macera takımıyla Çin’de Gobi çölünü geçtiğimiz on günlük bir yarışı koştuk. 2017’de
UTMB’nin 10CC parkurunu koştum. Hedefimde ilk 10’a girmek vardı ama 32’inci kilometrede bir
sporcu dağın sırtından hızını alamayarak bana çarptı ve bir sakatlık geçirdim. İlk yardım çantamdaki
farklı bantlar ve ince demirler ile dizime destek yaparak yarışın son kilometrelerini tempolu bir
yürüyüşle kat ettim. 9 saat 22 dakikada bitirdim. Daha önce arakada bıraktığım bir İspanyol sporcu

yarışın son dakikalarında yokuş aşağı inerken zorlandığımı görüp beni geçmesinin tek nedeninin
sakatlığım olduğunu, yarışın benim hakkım olduğunu söyledi ve o an sarılıp ağladık. Beni sakatlayan
sporcu ise beni bitiş çizgisinde bekleyerek özür diledi.
Spor alanında şu an nasıl ilerliyorsunuz?
İnsanlara bilinçli ve sağlıklı bir şekilde nasıl spor yapabileceklerini öğretebilmek için artık antrenörlüğe
yöneldim. Aynı yarışı defalarca koşmak yerine aynı yarışları doğru ve sağlıklı bir şekilde koşmayı
öğretiyorum. Sporcu sağlığı ve beslenmesiyle ilgili de uzmanlığım var. Yaklaşık dört sene önce triatlon
milli takımı ile İtalya’da ve Fransa’da olimpiyat kamplarını ziyaret ettim. Olimpiyat sporcularının
beslenme programlarını hazırladım.
Beslenme konusunda siz de zorlu dönemlerden geçtiniz. Bahsetmek ister misiniz?
Çocukluğumdan beri bağırsak problemi yaşıyordum, yaklaşık 10 sene önce rahatsızlığımın glüten
kaynaklı olduğunu anlamıştım. Süt ve süt ürünleri baklagiller ekmek gibi gıdaları hayatımdan
çıkardım. O mevsimin meyve ve sebzesi neyse onlarla beslendim. Laktoz’un olumsuz etkilerinin
farkına vardım. Tabii bu saydıklarım şu an Türkiye nüfusunun %50’sinin üzerinde görülüyor.
Sonrasında yoğun çalışma ve stresten geçtiğim bir dönemde bağışıklık sistemim çöktü. Hastaneye
kaldırıldım. Glüten hassasiyetimin üst düzeyde olduğu anlaşıldı. Uzun süre çölyak tipi beslendim.
Aradan altı ay geçtikten sonra tanıştığım bir doktor bana non-çölyak teşhisi koydu.
Beslenmenizde nasıl değişiklikler yaptınız?
Bağırsak ikinci beyin derler ya iki bile değil birinci beyinmiş onu anladım. Hastalıkların evrilmesi ve
bağırsak problemleri tamamen beslenme ile alakalı. Etkileri hızlı grip olmak, uzun süre enfeksiyonları
atlatamamak. Sağlıklı beslediğimizi düşünüyoruz fakat eğer bağırsak floramız bozuk ise dışarıdan
aldığımız besinlerden vücudumuz yararlanamıyor. Bu dönemde çölyak dernekleriyle çalışmalar
yürüterek Glütensiz Mutfak ile tanıştım ve bana şu an da destek oluyorlar. Ben de onların aracılığıyla
maddi durumu iyi olmayan çölyak hastalarına destek veriyorum.
Glütensiz beslenmeye karşı önyargılarla nasıl baş ediyorsunuz?
Aslında araştırdığımızda Türk mutfağının çoğu glütensiz; bunun örneklerini vermeye başladığımda
önyargıların da azaldığını gördüm. Bu şekilde önyargıları olan kişilerin de beslenme ile ilgili
görüşlerinin değiştiklerini gördüm. Neden glütensiz beslenmemiz gerektiğini anlatarak, sosyal medya
hesabımda da insanları bilinçlendirmeye çalışıyorum. Mesela artık eskisi gibi soğan ve diğer sebzeleri
yağın içinde değil suda besin değerlerini kaybetmeden haşlıyoruz. Eğer pes etseydim bu kadar fazla
insana dokunamayacaktım. Ben de hala öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. 21 gün
şekersiz beslendim, şekere ihtiyacımız olmadığını fark ettim. Vücudumuz adapte olmanın bir yolunu
buluyor.
Sporculara antrenman ve beslenme önerileriniz nelerdir?
Sağlıklı beslenmeyi birkaç haftalık program değil hayat tarzı haline getirmek gerekiyor. Bunun
bedeninize de yaptığınız spora da yararı olacaktır. Sağlıklı beslenen ve yaşayan bir sporcu üzerinden
gidelim. Doğru antrenman ve beslenme programının dengeli bir şekilde uygulanması gerekiyor. Yeni
koşmaya başlayan bir kişinin bir anda ultra maraton koşması mantıksız olacaktır. Uzun mesafelere

geçmeden önce dereceli bir şekilde farklı mesafelerdeki patika koşularını deneyimlemek, doğru
hedefler koymak gerekiyor. Kişinin vücudunu çok iyi tanıması ve iyi bir antrenörle çalışması gerekiyor.
Maalesef, bazı antrenörler çok fazla yüklenme verir ve yeterince dinlenme vermez. Fakat antrenman
bu ikisinin dengesidir. Yüklenmeyi doğru yapıp dinlenmeyi yanlış yaparsanız antrenmanınızın hiçbir
anlamı kalmaz. Biz de Asics olarak da patika koşularına, uzun mesafeli yarışlara hazırlıyoruz. Doğru
hedeflerle başarı kaçınılmazdır. Zamanın spor modasına uyarak yarışlara katılmanın sonu genellikle
sakatlıktır.
Biraz da doğru beslenme ve antrenman üzerine hazırladığınız Fit Weekend’den bahsedebilir miyiz?
Sağlıklı beslenmek isteyenlerin çoğu nereden başlayacaklarını bilmezler. İki sene önce gerçekleşen ilk
Fit Weekend ile nereden başlanacağını göstermek istedim. Alışverişte planı, haftalık beslenme
programı, kendi vücudunu metabolizmanı tanımak gibi konular üzerine bilgiler, mevsim sebzeleriyle
pratik yemek tarifler verdim. Sabah kahvaltı, ara öğünler, hangi antrenman programına nasıl
başlanacağı üzerine konuştuk. Postür analizi, hangi sporlara vücudun adapte olması daha kolay olur,
egzersizin vücuda etkisini tanımak; doğru ayakkabı, doğru kıyafet seçimi gibi konularda çalıştım.
Etkinlikten çok güzel geri dönüşler aldık, o zaman daha yeni koşmaya başlayan ya da hiç koşmayan
katılımcılar şu anda ultra mesafeler koşar durumdalar.
2019’daki hedefleriniz neler?
Ben kendim yarışlarda koşmaktan ziyade, keyfi olarak katılım sağlayacağım ve isteyen kişileri teşvik
ettiğime yarışlara katılımlarını sağladığıma emin olacağım. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben sporcunun
zeki, çevik ve ahlaklı olanını severim” sözü o kadar doğru ve yerinde bir sözdür ki. Ülkemizin çevre,
doğa, koşu ve spor ahlakı hakkında bilinçlenmesi gerekiyor. Bunun gerçekleşebilmesi için de saygın
antrenörlerin özverisine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle, bir antrenör olarak, hedefim
koşuya, sağlıklı beslenme ve çevre bilincine ulaşmış sporcular kazandırmak. Ayrıca, küçük çocukların
beslenmeyle ilgili bilgi sahibi olarak spora başlamalarını sağlamak istiyorum. Çocuklar için sağlıklı
atıştırmalık ve abur cubur nasıl olmalı, ne yemeliler; sağlıklı beslenme konusunda çocuklara bilinç
nasıl kazandırılabilir, gibi konular üzerine çalışacağım.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*