“Güne Gülümseyerek Uyanmak için Harika Bir Sebebim Var”

Kendinize değer verin çünkü kendinize değer vermeye başladığınızda bahanelerinizin tükendiğini fark edeceksiniz. Kendinize zaman ayırın ve şu anda sahip olduğunuz bedene, ruhunuza özen gösterin. Çünkü mutluluğun sırrını kendi içinize döndükçe keşfedeceksiniz.

Röportaj: Çağla Küçük

Bize biraz kendinden bahseder misin, spor hayatına ne zaman dahil oldu?

Küçüklüğümden beri alışkanlık haline getirdiğim, enerjimi yüksek tutan ve beni mutlu eden bazı alışkanlıklarım var. Hala aynı şeylerden besleniyorum. Mesela öğle yemeğini sadece “Lambada” şarkısını açıp dans etmek şartıyla yerdim. Sabahları bale kıyafetleri üzerimdeyken bütün evi parmak uçlarımda dolaşmak en büyük zevkimdi. Küçük yaşta jimnastik yapmaya başladım. Aynı zamanda okulda da bir dans grubumuz vardı ve başarılı olunca da tüm özel günlerde okulumuzu temsil etmeye başladık. Okulumuz Antalya Koleji böyle aktiviteleri oldukça desteklediği için çok iyi koreograflar ve bale eğitmenleriyle çalıştık ve 6 sene boyunca dans hayatımda öyle bir yer etti ki sonrasında da Latin danslarına başladım. 2 sene sonra da teknik sınıfa dahil oldum ve yoğun çalışmalarım sayesinde lisans aldım. Pilates ve yoga hayatıma 19 yaşındayken girdi, uzun seneler yapmaya devam ettim. Ta ki stüdyonun sahibi bana “Eğitim sınıfı açmak istiyorum, eğer katılırsan eğitim sonunda seni kadroya alacağımdan eminim.” diyene kadar. O zamana kadar eğitmenlik hakkında hiçbir şey düşünmemişken bir anda tamam diyip kendimi içinde buldum ve bu inanılmaz zihin ve bedeni birbiriyle harmanlayan mesleğin içinde buldum kendimi. 200 saatlik full bir eğitimin ardından ve gittiğim birçok workshop’tan sonra bedenimdeki ve ruhumdaki değişime şahit oldukça, bunu insanlara aktarmaya çalışmanın hazzını duyarak ve her gün tek tek başka insanların da bu değişimine şahit olduktan sonra bu mesleğe aşık oldum. Eğitmenlikte 5. yılımı bitirmek üzereyim ve her gün pilatesi meslek edindiğim için kendime teşekkür ediyorum. Uzun zamandır beni güne gülümseyerek uyandıran harika bir sebebim var.

Bir günün nasıl geçiyor, beslenme düzenin nasıl?

Sabah gözümü stüdyoda açıyorum diyebilirim. Haftanın 6 günü çok yoğun çalışıyorum. Çalışma arkadaşlarımın hepsi çok güzel insanlar bu yüzden ne kadar yorulsam da gün başındaki enerjimi hem senelerdir benimle çalışan üyelerimle ve yeni dahil olan birbirinden değerli insanlarla akşama kadar koruyabiliyorum. Bu yüzden kendimi çok şanslı hissediyorum.

İlk iş derse girmeden yeşil bir detoks içeceği hazırlayıp, onu içerim ve güne öyle başlarım. Uyanır uyanmaz kahvaltı etme alışkanlığımı 1 sene önce değiştirdim çünkü intermittent fasting yani aralıklı oruç diyeti yapıyorum ve akşam yediğim son öğünden sonra kahvaltımla arasında 16 saat olmasına dikkat ediyorum. Bu hem metabolizmayı hızlandırmaya hem de yağ yakımına destek oluyor. Başlarda biraz zorlansam da bir süre sabrettikten sonra hayatımın bir parçası oldu çünkü hem vücudumdaki kası kaybetmiyorum aynı zamanda da yağ yakıyorum. Sabahları daha dinç uyanmak herkesin istediği bir şeydir. Bunun dışında biraz programlı besleniyorum diyebilirim. Stüdyomuzda haftalık bir menü belirliyoruz. Mutfağa giren her ürünün organik olmasına dikkat ediyoruz. Haftada 2 gün balık ve et olmazsa olmazımız, yanında bol yeşillik ve kalan günlerde de sebze ağırlıklı bir programımız var.

Her değişim başlangıçta zordur. Sabır ve istikrar gerektirir. Bu yoldan geçmekten korkmayın çünkü hayatımızın hiçbir evresinde olmak isteidğimiz yere ya da yapmak istediğimiz şeylere elimizi uzatıp ulaşamıyoruz. Biraz çaba ve niyet bizi istediğimiz hedefe en yakın noktadan başlatacaktır.

Nasıl bir antrenman rutinin var?

Aslında hiçbir günü boş geçmiyorum mutlaka bir bölgeyi seçer ve kendime zaman ayırırım. Çok yoğun çalıştığım halde haftada en az 3 gün tüm vücut antrenmanı yapıyorum. Sizinle paylaştığım yarım saat süren ve 3 setten oluşan, 1 dakika içinde yarım dakikasında durmadan tekrar ettiğim kalan yarım dakikada da dinlenip ardından diğer harekete geçtiğim bu antrenman, kası büyütürken yağ yakımına da yardımcı oluyor. Özellikle vaktim yok diyenler için şiddetle tavsiye ederim. Düzenli bir şekilde yapıldığında çok kısa sürede bedeninizdeki değişimi görebilirsiniz.

Sence matlı pilatesi yoksa aletli pilates mi daha etkili?

Mat pilates vücudumuzun kendi ağırlığını kullanarak yaptığımız bir egzersiz türüdür. Tüm kas gruplarını çalıştırır. Bu yüzden mat pilatesle beden kontrolüne sahip olmak ve dengede kalabilmek  çok önemlidir. Bunu zihin beden koordinasyonu, nefes ve kendinize verdiğiniz motivasyonlar desteklemeniz gerekir. Çünkü yer çekimine karşı koyacak olan sadece sizin bedeninizdir.

Aletli pilatesin insan bedeni için düşünülmüş inanılmaz bir tasarımı vardır. Artık herkesin bildiği üzere rehabilitasyon için ortaya çıkan ve günümüzde daha çok geliştirilen bu konforlu aletler kişinin vücut ağırlığına göre farklı yaylarla desteklendiği için bu direnç sistemiyle yine bedeninizdeki kasların ful kapasite çalısmasını saglar. El ve ayak strap’leri sayesinde daha kontrollü bir hareket açınız vardır ve bunun dışına çıkamazsınız. Mat pilatese göre her şey daha kontrol altındadır.

İkisi arasında bir seçim yapmak, o veya bu daha doğru demek uygun olmaz. ben derslerimde hem mat pilates hem de aletli pilatesi bir arada kullanmayı tercih ediyorum. İkisinin farklılıkları, kişinin beden değişimini ancak hızlandırabilir. Sonucunda ise aynı amaca hizmet ederler.

Çünkü bu iki pilates türünde de aynı kas grupları çalıştırılıyor ve pilatesin temel prensiplerini nefes, konsantrasyon, merkezleme, kontrol, keskinlik ve akıcılık göz önünde bulundurarak derslerimizi çıkartıyoruz.

Neden pilates yapmalıyız?

Pilates yapmanın her yaşta bedeninize kazandırdığı  birçok olumlu sonuç vardır. Genç yaşta sağlıklı bir iskelet ve kas yapısı oluşturur, birçok sağlık probleminin önüne büyük bir set çeker. Orta yaşlarda ise kas ağırlığınız hareket etmediğiniz takdirde düşer ve hareket kabiliyetinize kısıtlama getirmesine sebep olur. Eklemlerinize gereğinden fazla yük bindirirsiniz ve bu da birçok rahatsızlığa zemin hazırlar. Pilatesin en temel prensibi ve yaşam kaynağımız olan nefes, günlük hayatınızdaki yaşam kalitenizi arttırır ve sinir sisteminize kadar olumlu yönde etki sağlar. Pilatesin tüm bunları olumlu yönde etkilediği kanıtlanmışken neden görmezden gelesiniz ki? Sağlıklı bir şekilde yaş almak istiyorsanız pilates yapın. pilates bir egzersiz degil yaşam biçimidir. Pilates yapmak kendinize verdiğiniz en güzel hediyelerden biri olacaktır.

Türkiye’de pilatese olan ilgi sence nasıl?

Açıkçası son yıllarda insanlar en hızlı şekilde nasıl forma girerim diye düşünüyorlar. Spor yapmayı öncelikle sağlıklı bir bedene sahip olmak için değil de tamamen bu bakış açısına çeviren bir akım başladı. Mesela kilo vereyim de pilatese öyle başlayayım diyenlere de çok rastladım. Oysa ki pilates metabolizmanızı hızlandırır ve kilo vermenize yardımcı olur. Aynı zamanda da sıkılaşırsınız. Tabii ki bunu beslenmenizle desteklemeniz de oldukça önemlidir. Her spor türünde olduğu gibi eğer beslenmenize dikkat etmezseniz hayal ettiğiniz vücuda ulaşmak için epey uzun yol almanız gerekecektir. Bugünü değil, bedeniniz için uzun vadeli planlar yapmanızı öneririm.

Son olarak okuyucularımız için söylemek istediklerin neler?

Herkese söylemek istediğim şu ki; devamlı yapamayacağınız hiçbir şeyi bugün de hayatınıza sokmayın. Buna devamlı başladığını ve bıraktığınız diyetler, gereğinden fazla aç kalmak, hatta aşırı spor yapmak da dahil. Hedefiniz sağlıklı yaşamayı hayat biçiminiz haline getirmek olsun. Haftada en az 2 gün sporunuzu eksik etmemeye çalışın. en önemlisi de hareket edin. Küçük porsiyonlarla sağlıklı beslenmek, daha doğrusu ne yediğinizi takip ederek ona göre gününüzü dengelemenizi tavsiye ederim. Kendinize değer verin çünkü kendinize değer vermeye başladığınızda bahanelerinizin tükendiğini fark edeceksiniz. Kendinize zaman ayırın ve şu anda sahip olduğunuz bedene, ruhunuza özen gösterin. Çünkü mutluluğun sırrını kendi içinize döndükçe keşfedeceksiniz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*