Ultraların en genç ismi: Pau Capell

Transgrancanaria, Ultra-Trail Australia, Lavaredo Ultra-Trail ve daha birçok önemli uluslararası yarışta kürsüde gördüğümüz en genç isim olan İspanyol Pau Capell, Erciyes Ultra Sky Trail için Kayseri’ye geldi. Capell ile hem yarışı değerlendirdik hem ultra trail dünyasını konuştuk.

Röportaj Kübra Dalman

Öncelikle Türkiye’ye tekrar hoş geldin. Bu ikinci gelişin. Burada olmak ne hissettiriyor?

Türkiye’ye ilk defa geçen sene Uludağ Ultra için gelmiştim. Benim için eşsiz bir deneyimdi, çünkü kültür ve insanlar Avrupa’dakinden çok farklı. Şimdi Kayseri’de oradaki ortamın aynısını bekliyordum, ama daha farklı hissediyorum; çünkü buradaki insanlar gerçekten çok cana yakın. Konum olarak da burası gerçekten inanılmaz; belli bir irtifanın üzerindeyiz, burada antrenman da yapılabileceğini düşünüyorum.

Cuma günü 4,5 kilometrelik vertical kilometer, bugün ise 25 kilometre koştun. İkisinde de ikinci oldun. Nasıl geçti?

Aslında ikisi de benim yarışım değildi. Çünkü ben ultra trail koşucusuyum ve genelde 120-170 km civarı yarışlar koşuyorum. Bu yarış benim için kısa bir mesafeydi. Aslında benim ilk vertical kilometer yarışımdı. İyi bir deneyimdi, yarış boyunca çok iyi hissedemedim ama bitirdiğim için mutluyum. Aynı şekilde 25 km’deki ilk 5 kilometre çok zordu, çünkü sağ kuadriseps kasımla ilgili bir problem yaşadım. Yaklaşık iki dakika kadar durdum ve esnetmeye çalıştım. Yarışı orada kaybettim ama sonra problemimi atlatınca ortamın ve manzaraların keyfini çıkarttım.

Ahmet Arslan ile daha önce tanışmış mıydın? Onun hakkında ne düşünüyorsun?

Ahmet’le burada tanıştım. Organizasyondan Atıl bana Türk bir atletin geleceğini söyledi. Ben de bunun onunla yarışmak için iyi bir fırsat olacağını düşünmüştüm. Daha sonra internetten kısa mesafede çok güçlü olduğunu gördüm. Özellikle vertical kilometerda. Bu benim için bir dezavantajdı, çünkü kısa mesafeler benim yarışım değil. Belki seneye buraya daha uzun parkuru koşmaya gelirim…

Buraya tekrar gelmeyi düşünüyor musun?

Türkiye’ye kesinlikle gelmeyi düşünüyorum. Çünkü gerçekten burada önceki gelişimden farklı hissettim. Başka bir yarışa gelirsem, yine farklı hissederim diye düşünüyorum.

Okuduğuma göre futbolda yaşadığın bir sakatlık sonucu koşuya başlamışsın. Nasıl oldu?

Evet, maçta dizim ve bağ dokularım zarar gördü ve doktorum koşmayı önerdi. Ben de deneyebileceğimi söyledim. Sonra 20 dakika dağda koştum. O an harika hissettim. Sessizdi, yalnızdım, doğayı dinleyebiliyordum. Futboldan sonra çok farklı hissetmiştim. Ertesi gün tekrar gittim, sonra tekrar… Daha sonra koçum aradı ve ligin başladığını söyledi, ben de “üzgünüm, ben koşuyu tercih ediyorum” dedim.

Futbolu bıraktın mı? Bir daha oynamayacak mısın?

Bıraktım, hayır, asla…

Antrenörün var mı? Yarışlar için nasıl hazırlanıyorsun?

Antrenörüm var. Her gün antrenman yapıyorum, hedeflerime göre yarışları planlıyoruz. Bazı yarışlar Erciyes Ultra Sky Trail gibi antrenman yarışları oluyor, bazıları ise hedef yarışlar oluyor. Her sezon dört hedef belirliyoruz. Bu seneyi Şubat’ta Transgrancanaria ile açtık, sonra Lavaredo Ultra Trail. Önümüzde iki hedef daha var. Ağustos’un sonunda UTMB’de CCC, daha sonra da Ultra Pirineu var.

Arazi koşularında hep zihnin önemli bir yeri olduğuna değiniliyor. Sen ne düşünüyorsun?

Bence yüzde elli zihin, yüzde elli performans. İyi antrenman yaptıysanız, yarışa iyi başlarsınız; zihninizi kontrol edebiliyorsanız da iyi bitirirsiniz. Antrenman yapmalı ve zihinle işi bitirmelisiniz.

Yarışta zihnini kontrol etmekte zorlanıyor musun?

Evet ama aslında bu bir oyun oynamak gibi. Yarışa 20 saat yarışacağım diye düşünerek başlarsanız, 4 saatten sonra 16 saat daha koşacağınızı düşünmek çılgınca geliyor. Başta ilk önce 30. km’ye ulaşmam gerek diye düşünmek gerekiyor, 30. km’ye ulaştığınızda ise ikinci yarışım başlayacak. O da 60 km… Ama dahası yok, 60’a ulaşınca da sıradaki yarışınız 100 km’ye ulaşmak. Başka farklı stratejiler de kullanabilirsiniz. Mesela ben müziği kullanıyorum. Bir de ailemin bana yolladığı mesajları dinliyorum. Aslında bunları kız arkadaşım hazırlıyor. Yarış için hem playlist hazırlıyor hem de ailemin mesajlarının bulunduğu bir ses kaydı. Ben de yarış sırasında bazen bunları dinliyorum. Mesela annem “Hadi Pau, yaparsın, seninleyiz” diyor! Bazen bunlar sponsorlarım veya arkadaşlarım da olabiliyor.

Koşarken çok iyi gidiyor dediğin bir şarkı var mı?

Favorilerimden biri İtalyan Alberto Ciccarini, şarkı da Mohicans. Ama reggaeton tarzı müzikleri de seviyorum; İspanyolca, İngilizce, her türde seviyorum.

Koşu camiasında sana ilham veren, idol olarak gördüğün biri var mı?

Kilian Jornet diyebilirim ama o benim için idol değil, çünkü o takip edemeyeceğimiz biri. O sadece bir tane. Biz insanız, Kilian Jornet insan değil. Bunu bilmek gerek, çünkü onu takip etmeye çalışırsan kaybedersin. Bu yüzden limitleri bilmek gerekiyor. Diğer yandan ailem ve kız arkadaşım bana ilham veren asıl kişiler. Çünkü herkesin bir işi ve boş zamanları var. Tüm boş zamanlarını onlardan alıyorum; bu biraz bencilce geliyor ama benim üzüntümü, acımı ve kazanırsam zaferimi birlikte paylaşıyoruz. 

26 yaşındasın ve diğer ultra koşucularla karşılaştırınca daha gençsin. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Uzun mesafede zihin çok önemli olduğu için daha çok deneyime ihtiyaç vardır. Diğer yandan genç olunca daha hızlı olunabiliyor. Hız benim için avantaj olabilir ama zihin ve stratejiler konusunda daha ileri yaşlar daha avantajlı görünüyor. Startta her zaman en genç ben oluyorum…

Sosyal medya paylaşımlarından dağ bisikletiyle de oldukça ilgili olduğunu gördüm. Sence koşu performansına bir etkisi var mı?

Koşucuların toparlanma için koşudan başka bir sporla ilgilenmesi çok önemli. Çünkü her gün koşarsanız dizler ve kaslar çok yorulur. Bu yüzden dağ bisikleti, kayak, fitness gibi başka aktivitelerin de yapılması gerekiyor. Ben genelde haftada 4-5 gün koşu, 2-3 gün diğer aktiviteleri yapıyorum. Bir gün spor yapmazsam kendimi gergin hissediyorum. Mesela yarın sabah Barcelona’ya uçuyorum, gittikten sonraki antrenman programım hazır.

Kendini 10 yıl içinde nerede görüyorsun?

Profesyonel arazi koşucusu olmam dışında aslında mekanik mühendisiyim ama şu an koçluk yapıyorum. Bir de spor aktiviteleri yapan bir organizasyona dahilim. Bu üç işi birlikte yürütmeye çalışıyorum. Tabii gelecek hakkında da düşünmem gerekiyor ama çok düşünürsem koşucu olmazdım. Çünkü 10-20 sene sonra dizlerim ne durumda olacak bilmiyorum. O yüzden 10 sene sonrasını düşünmek yerine bugünü düşünüyorum; çünkü yarın ne olacak bilmiyorum.

Harika sürelerin ve birçok şampiyonluğun var. Kendini nasıl değerlendiriyorsun?

Kendimle ilgili yorum yapmayı hiç sevmiyorum… Bence süreler çok önemli değil. Önemli olan o sürelerden önce nasıl antrenman yaptığın. Transgrancanaria birincisi, Lavaredo’nun ikincisi diyebilirler ama bunlar sadece sayı. Bunların ardında ben her gün 3-4 saat antrenman yapıyorum, acı çekiyorum, keyif alıyorum. Benim için önemli olan bunlar. İnsanlar sadece sürelere bakıyor.  Örneğin bugün ikinci bitirdim. İkinci bitirdim çünkü Ahmet benden daha hızlı. Çünkü o genelde kısa mesafeler, ben uzun mesafeler koşuyorum. İkimizin alanları farklı. İnsanlar sürekli “Neden ikinci bitirdin?” diye soruyor. Ben buraya antrenman yapmaya ve keyif almaya geldim. Önemli olan bu.

Antrenmanlarında diğer atletlerin yapmadığı özel bir şey yapıyor musun?

Profesyonel atletler genelde irtifanın yüksek olduğu yerlerde yaşıyor. Ben Barcelona’da yaşıyorum ve yüksek irtifayla antrenman yapamıyorum. Hipoksiya adında bir makineyle antrenman yapıyorum. Bu makine seni yüksek irtifa için hazırlıyor; maskeyi takıyor ve irtifayı ayarlıyorsun. Böylece bu makineyi yüksek irtifalara alışmak için kullanıyorum. 

Ultra koşanlara önerilerin var mı?

Önemli olan mesafe değil, önemli olan limitlerinizi bilmeniz. Limitlerinizi aşarsanız, hata yapmış olursunuz. Her şey adım adım olmalı. Antrenman yapmalı, hazırlanmalı, belki bir yıl sonra mesafeyi yükseltmelisiniz. Daha iyi koşucu olmak için 100 km koşmaya çalışmayın, hedefiniz neyse onu en iyi şekilde bitirmeye çalışın. Bu 10 km de olabilir, 20 km de. Önemli olan hedefi bitirmek ve keyif almaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*